728x90 standart
Abdülhamit Aktaş

Abdülhamit Aktaş

Stalingrad.. Savaşın kaderini değiştiren şehir. Alman 6.Ordusu Mareşal Paulus komutasında şehirde savaşıyordu. Fakat enkaz haline dönen şehirde ilerlemek imkansız haldeydi. Rus keskin nişancılar Almanların Tank çevresinde dahi ilerlemesini engelliyordu.
25 Mayıs 2016 Çarşamba 22:00:34
760 kez okundu.

Bu sene düzenlenen Eurovision birincisi "1944" isimli şarkısı ile Jamala oldu. Günümüzde hala devam eden Rus baskısına rağmen anadili ile zulmü tüm dünyaya duyurdu. 18 Mayıs Kırım Sürgünü gibi anlamlı günde kendisini tebrik ediyorum ve Kırım Türklerinin sürgün edilmesinin nedeni hakkında biraz bilgi vermek istiyorum.

Yüzyıllardır süren ve hala devam eden Orta Asya, Kafkasya, Doğu Avrupa, Sibirya gibi bölgelerdeki Rus zulmü, bünyesinde barındırdığı Türk halklarına, Ermeni, Gürcü gibi aynı dine mensup oldukları ve hatta kendi Rus halkına dahi yaptıkları baskı Sovyetler Birliği döneminde zirveye ulaşmış, milyonlarca insanın öldüğü kanlı devrimler Bolşevik'lere olan nefreti körüklemişti.

Bu durum devam ederken II.Dünya Savaşı başladı.
Barbarossa Hârekatı ile Sovyetler Birliğine girip, Yıldırım Savaşı taktiği ile Sovyetleri teslime zorlamak isteyen III.Reich, 3 koldan, Kuzey Ordular Grubu, Merkez Ordular Grubu ve Güney Ordular Grubu olarak Leningard,Moskova ve Stalingrad'a ilerliyordu.
Kuzeyde Leningard kuşatılmış, Merkezde Moskova'ya kilometreler kalmış, Güneyde ise Ukrayna ele geçirilip Stalingrad'a girilmişti.
Anlatacaklarım genel olarak Güneyde Ukrayna, Kırım, Volga, Kafkaslar bölgesinde yaşananlar ile alakalıdır.

III.Reich Alman ırkı için yeni yaşam alanı arayışını Doğu Avrupa özellikle Ukrayna topraklarında bulmuştu.Bu sebeple bu topraklar işgal edilmiş ve Sovyetler Birliği burada yaşanan savaşlarda çok ağır yenilgiler almış Tarihlerinde utanç duyacakları derecede esir vermişlerdi.Kiev'de 625.000 Rus teslim olmuştu.Geri çekilme başlamış,Stalingrad'a kadar sürmüştü.

Stalingrad.. Savaşın kaderini değiştiren şehir. Alman 6.Ordusu Mareşal Paulus komutasında şehirde savaşıyordu. Fakat enkaz haline dönen şehirde ilerlemek imkansız haldeydi. Rus keskin nişancılar Almanların Tank çevresinde dahi ilerlemesini engelliyordu.
Bu kadar zor şartlarda savaşan Almanlar ise çareyi halkı kendi tarafına çekmekte bulmuştu.
Propaganda araçları tüm gün şehre "III. Reich size düşmanınız değil, Atalarınızı süren Bolşevik'lere karşı bizlere katılın!" şeklinde anons yapıyorlardı.
Stalingrad'da yaşanan durum aslında tüm Cephe için geçerliydi.Heryerde yapılan bu çağrılar yanıt buldu.Ve Kafkas halklarının hemen tümünden katılım sağlanan ve önce Sovyet ordusunda savaşıp esir düşünce Alman ordusunda vatan toprakları için  savaşan askerleri içeren Wermacht bünyesinde tümenler,tugaylar,alaylar kuruldu.

Bunlardan bazıları şunlardır:
•162. Türk Tümeni
•Türkistan Alayı
•Türkistan Lejyonu
•Kafkas Müslüman Lejyonu
•Azeri Lejyonu
•Kuzey Kafkasya Lejyonu
•Volga Tatar Lejyonu

Bu birlikler Tatar,Kazak, Özbek gibi Türklerden kurulmuş fakat bunlar genelde Türkistanlı olarak isimlendirilmişti.
Yine Ermeni,Gürcü gibi milletlerden kurulmuş özel birlikler vardır.Yüzyıllardır devam eden Rus baskısına karşı durmak için kurulmuşlardı.
İlaveten Balkanlarda Müslüman Boşnak askerden kurulu birlikler mevcuttu.

Peki bu birliklere ne oldu?
Öncelikle şunu bilmek önemlidir bu Lejyonlar sadece Türk değil, Doğu Halkları adında Ermeni, Gürcü, Kalmuk gibi Rus zulmüne uğrayan her milletten oluşuyordu.
Savaş ilerleyip III.Reich için aleyhe dönünce bu Lejyonlar birçok Avrupa ülkesinde görevlendirildiler.Hatta Berlin savunmasında dahi görevlendirilenler vardı.Savaşın kesin bitişiyle Yalta Konferans'ında Stalin savaşın başında silah dahi vermeden taaruza yolladığı yüzyıllardır asimile etmeye çalıştıkları daha sonra kendilerine karşı çıkınca "hain" olarak isimlendirdikleri bu Lejyonerleri geri istedi.
Dönemin şartları dolayısıyla bu isteği geri çevrilemezdi.Öyle de oldu.Mesela 162.Türk Tümeni mensubu askerler İtalya'da Madene şehrinde bir kampta toplanmışlardı.Bir kısmı firar etmişti.Kalanlar da  Sovyetlere teslim edildiler.Trenden atlayıp kaçanlar, intihar edenler oldu.Hatta Bir Molla kendini yakmıştı.Bu bir protesto idi.Çünkü kurtulanların akıbeti idam veya işçi olarak çalıştırılmak idi.Fakat Müttefiklerin yapabileceği çokta bir şey yoktu. Zira Sovyetlerin zaferdeki payı büyüktü.

Ne kadar kişi teslim edildi, kaç kişi kurşuna dizildi rakam vermek çok zor fakat von Mende 100bin Kafkasyalının teslim edildiğini bildirir.
Savaş sonrası değişen ve engellenemez güç olan Sovyetler, ABD ve Birleşik Krallık için tehdide dönmüş bu rekabette kurtulan ve teslim edilmeyen eserlerde olmuştur.
Ben Jamala'yı tekrar tebrik ediyor, vatanları için önce Sovyetler tarafından kullanılan,katledilen daha sonra Almanlar tarafından harcanan ve yine Ruslar tarafından sürgün edilen tüm soydaşlarımızı rahmetle anıyor ve Türk Milleti olarak birlik  beraberlik içerisinde yaşayacağımız günleri görmek umuduyla yazımı noktalıyorum.

Uşak Mir Medya